Kravat'ın Hikayesi
Kravatın sözlük anlamı; “bir ucu ince, diğer ucu daha geniş, gömlek yakasının altından geçirilerek önde üçgen biçimde bağlanan, özel kumaştan yapılan giysi aksesuarı; boyun bağı”, şeklindedir. Kravatlar, ince parlak ipek, sentetik ya da karışım kumaşlardan çok çeşitli desenlerde hazırlanarak gömlekle birlikte aksesuar olarak kullanılmaktadır
Çeşitli kravat şekilleri bulunmaktadır:
Regat kravat: Çapraz kesilmiş, iki parçadan oluşan Regat kravatlar günlük kullanıma daha uyumludur. Günümüzde günlük yaşamda en çok kullanılan kravat çeşitidir.
Papyon: Papyon, gömlek yakası üstüne bir kopça veya lastikle tutturulan kelebek biçiminde klasik giyim tarzına uygun bir aksesuardır. Papyon kravattan yola çıkılarak geliştirilmiştir.
Ascot kravat: En nadir bulunan kravatlardır. Günümüzde sadece prenslerin düğünlerinde takılmaktadır. Adını aldığı ünlü Ascot yarışlarında (İngiltere' de aristokratların izlediği geleneksel at yarışları) takılması zorunludur. Kravatın, yakanın iki tarafından sarkan iki parçası göğüste çaprazlanıp, bir kravat iğnesiyle tutturulmaktadır. İğnenin (mümkünse gerçek) bir inci taşıması da giysiye ilave bir şıklık katmaktadır.
KRAVATIN DOĞUŞU
1635’de, 30 Yıl Savaşları sürerken Fransız Kralı XIII. Louis için savaşan yaklaşık 160 bin lejyoner ve şövalye bulunmaktaydı. İçlerinden bir grup askerin kıyafeti bir ayrıntı nedeniyle diğerlerinden farklı idi. Bunlar, Hırvat askerleriydi ve onları diğerlerinden farklı kılan, boyunlarına bağladıkları atkılardı. Savaşa giden Hırvat askerlerini uğurlayan eşleri, sevgilileri, anneleri, başlarından çıkardıkları atkıları, sevdikleri erkeklerin boyunlarına bağlamış ve birer düğüm atmışlardı. Hanımlar, eşlerinin evlerinden uzakta oldukları sürece bu atkıları her gördüklerinde kendilerini ve evlerini anımsamalarını istemelerinin yanında attıkları özel düğümlerin erkeklerini kötülüklerden koruyacağına inanıyorlardı.
Savaş sürerken, Hırvat askerlerin boyunlarındaki bağlar dikkatlerden kaçmamıştır. Kadınlardan yadigar bu uğurlar,Fransız modacıların elinde önemli bir aksesuara dönüşürken süreç içinde büyük değişikliklere uğramıştır. Savaşa giden Hırvat erkeğinin boynuna eşarbını bağlayan Hırvat kadını ile sabah evden çıkarken eşinin kravatına son bir biçim veren kadın arasında büyük bir benzerlik bulunmaktadır. Bu boyun bağları çeşitli kumaşlardan yapılmıştır. Sıradan askerlerin boyun bağları kaba kumaştan, subaylarınki ise kaliteli pamuk ve ipekten üretilmiştir. Daha önce Avrupa'da bilinmeyen bu şık "Hırvat tarzı", aksesuarlarına düşkün olan Fransız'ları hayran bırakmıştır. Antik çağlardan 6. Yüzyılın ikinci yarısına kadar boyunlarını açıkta bırakmakta bir sakınca görmeyen erkekler, Rönesansla birlikte boynu çevreleyen yakaları keşfetmeye başlamışlardır. Bu yakalar 17. yüzyılda dantellerle renklenmiş ve modelleri çeşitlenmeye başlamıştır.
30 yıl savaşlarındaki kibar Fransız subaylar için bu Hırvat boyun bağlarının avantajı pratik olmasıydı. Beyaz tutulması ve dikkatlice kolalanması gereken dantel yakaların tersine, bu boyun bağı fazla bir dikkate gerek duyulmadan basitçe boyuna bağlanmaktaydı. Ayrıca kaliteli yakalar kadar şık olan bu yeni bağlar, daha kullanışlı ve takılmasının kolay olması yanında askerlerin uzun ve sık saçları altından da görünebilmekteydi.
XIV Luis'in hükümdarlık sürdüğü 1650'li yıllarda, Hırvat boyun bağı Fransa'da daha da önemlisi askeri aksesuarlara hayran olan Fransız mahkeme üyelerince kabul görmüştür. Kısa sürede modaya uygun "a la croate" (Hırvat tarzı) deyimi Fransız diline hala var olan bir kelime olarak yani la cravate şeklinde girmiştir. Bundan sonra kravat, şıklık ve kütürün sembolü olmuştur. II. Charls, sürgünden İngiltereye dönüşünde bu yeni moda giysi aksesuarını ve kelimeyi yanında getirmiştir. Sonraki 10 yılda bu moda, Avrupa’ya ve koloniler arasında Amerika kıtasına yayılmıştır. 17. yüzyıldan bu yana "croata" kelimesinin türevleri birçok dile boyun bağı anlamında girmiştir. Örneğin; Türkçe, İngilizce, Almanca, Portekizce ve İtalyanca’da olduğu gibi.
KALİTELİ BİR KRAVATTA BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER
Erkeklerin giyim konusundaki bilgisini ve hatta genel olarak zevkini kravatları üzerinden yapılan değerlendirmeler belirlemektedir. Doğru seçilmiş bir kravat, çok da iyi olmayan bir kıyafetin havasını bir anda değiştirebildiği gibi, kötü bir seçim de çok iyi bir kıyafetin tüm güzelliğini ortadan kaldırabilmektedir. Kaliteli bir kravatın eni 8,5 - 10 cm, boyu 140 cm olmalıdır. Klasik bir kravatın yüzde yüz ipek olması kalitenin belki de en önemli göstergesidir. Kravat kumaşları dokuma ve baskı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Kalın dokusu nedeniyle bağlanması güç olsa da dokuma kravatlar, kalitenin önemli göstergelerinden biridir. Dokuma kravatlarda en yaygın desen, diyagonal çizgiler olarak bilinmektedir. Son dönemlerde, ipek kravatların yanı sıra yün, yün-kaşmir, yün-ipek-keten ya da ipekketen gibi karışımlardan da kaliteli ürünler elde edilmektedir. Kumaşların kaliteyi belirlemesinin yanı sıra astar, tela ve dikiş özellikleri de kravatın önemli ayrıntılarını oluşturmaktadır.
Kravatla ilgili dikkat edilmesi gereken
bazı noktalar aşağıda maddeler halinde
görülmektedir:
- Kravat ucu, pantolon kemerinin alt hizasına gelecek şekilde bağlanmalıdır.
- Çözüldüğü zaman ilk boyuna geri önmelidir.
- Çıkarılması kolay olmalıdır.
-Rutubetli yerlerde bırakılmamalıdır.
- Kesinlikle ütülenmemelidir (Kuru temizleme sırasında preslenmemelidir).
- Geceleri kesinlikle bağlı bırakılmamalıdır.
- Örgü kravatların uzamasını engellemek için yuvarlak şekilde muhafaza edilmeleri gerekmektedir.
-Kot pantolonla birlikte, bez kumaştan yapılmış spor bir kravat tercih edilmelidir.
- Kravat düğümü çekiştirilerek açılmamalıdır.
- Asla astarı görünmemelidir.
- Her zaman gömlekle tezat oluşturmalı ancak tam aksi bir seçim de yapılmamalıdır.
- Diyagonal dokuma kravatlar takım elbiselerle kullanılmamalıdır. Takım elbiselerle, mikro desenli dokuma kravatlar tercih edilmelidir.
- Yün ve kaşmir kravatlar soğuk günlerde, ağır kumaşlarla kullanılmalıdır.
- Keten ve keten karışımlı kravatlar ise sadece yaz mevsiminde ve pamuklu, keten kıyafetlerle tercih edilmelidir.
- Kalitesinin göstergesi olarak zarf kısmında saklı yedek iplik barındırmalıdır.
Kravatta amaç, göze hoş görünen desenlendirme ve renklendirme olduğundan kravatlık kumaşa desen ve renk açısından herhangi bir sınırlama getirilmemiştir. Kravatlardaki çizgiler, verev olarak yerleştirilerek güzel bir efekt elde edilmektedir. Bunun yanında puan efektide sıkça kullanılan desenlerdendir.
Kaynaklar;
1.http://www.ntvmsnbc.com/news/214998.asp
2.http://www.victoriaunique.com/german/goto.htm?3.http://www.victoriaunique.com/german/history.html
4. http://www.alpi.de/index.php?open=binder
5. Schierbaum, W., 1987, “Modegeschichten”, Berlin, s.93- 99.
6. http://www.users.bigpond.com/landman_m/TYKmake.htm
7. Işık A., 1991, “Kravat Bandının Oluşturulması”, Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Tekstil
mühendisliği Bölümü Bitirme Tezi, s.22.
8. Yakartepe M., Yakartepe Z.,1995, “Konfeksiyon Teknolojisi”, Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma
Merkezi, İstanbul, s. 991-997.